No Touch Lazer

TRANSEPİTELYAL PRK (Trans-PRK=Transepithelial Photorefractive Keratectomy)

 

NO TOUCH LAZER NEDİR?

Excimer lazer ile refraktif kusurların düzeltilmesine 1987 yılında başlandı.  Bu tarihte tediviye PRK olarak başlandı. Ancak epiteli kazıması mekanik kazıma veya fırça ile kazıma yapılıp sonra lazer uygulanmaktaydı. 1990 yılında, önce ptk ile epiteli kaldırıldı, takiben PRK yapılmaya başlandı ve bu yöntem trans epitelyal PRK adı verildi.  Bu iki aşamalı bir işlem olup kısmen hipermetropik kaymayı düzeltmek için ilave düzeltme gerekmiştir. Ancak aynı yıl geliştirilen LASİK yönteminin popülerliği nedeni ile trans epitelyal PRK yeniliği gölgede kaldı.

2009 yılında iki aşamalı trans PRK yeni bir yazılım ile tek aşamalı hale getirildi ve tekrar popüler hale geldi. Trans PRK’ya daha popüler bir isim bulunarak NO TOUCH lazer dendi.  İşin aslı bugün yeni bir tedavi gibi sunulan no touch lazer 1990 yılından buyana zaman zaman uygulanan ancak iki aşamalı olması nedeni ile hekimlerin fazla tercih etmediği bir yöntemdir. Trans-PRK (No Touch) lazerin en önemli problemi kornea yüzeyindeki epiteli kalınlığının her hasta için farklı olması (42-67 µm arası) ve hatta her gözün santralde, üst ile alt, dış ile iç kısım arasında da 5-6 µm’ye varan kalınlık farkının olması refraktif hatalara neden olmaktadır. Hataların azaltılması için mutlaka kornea epiteli kalınlık haritası çıkartılmalı ve değerler buna göre girilmelidir.  Ancak epiteli kalınlığı ölçülse dahi korneanın her yerinde epiteli kalınlığının aynı olmaması refraktif hatalara neden olabilmektedir.  Epitelin lazer ile buharlaştırılması (-55 µm) korneaya fazladan lazer enerjisi uygulanmasına neden olmaktadır. 55µm buharlaştırmak için kullanılan enerji ile yaklaşık 4 D miyopi düzeltilebilmektedir. Güncel yaklaşım da tüm prk yöntemlerinden (PRK, NO TOUCH, LASEK) 3-4 D’nin üstünde ki refraktif kusurlarda ve astigmatizmanın tedavisinde flepli yöntemler ve SMİLE lazer çok daha avantajlı hale gelmektedir. Buradan da anlaşılacağı gibi trans epitelyal PRK (no touch) yaparken kornea üzerine gereksiz yere ilave enerji uygulanmaktadır. Bu enerji fazlalığı nedeni ile epiteli buharlaştırılmasını takiben korneaya soğuk su uygulanması ve miyopinin sonra düzeltilmesi önerilmektedir.

PRK, trans prk (no touch) ve lasek cerrahisi hiper metropi düzeltilmesinde sonuçlar yüz güldürücü değildir. Bu nedenle PRK yöntemlerinin tamamı düşük diyoptrili (-4 D ve altı) miyopilerin tedavisinde başarı ile kullanılabilirken trans PRK (no touch) yönteminde epiteli kalınlığındaki farklara bağlı refraktif hatalara neden olabileceği ve gereksiz yere korneaya yüksek lazer enerjisi uygulandığı gerçeği unutulmamalıdır. Uygulanan yüksek enerji nedeni ile kornea fazla ısınmakta, ısı nedeni ile keratosit hücrelerinde aktivasyona neden olabilmekte buna bağlı olarak haze gelişebilmektedir (korneada buzlu cam benzeri bulanıklık ve bulanık görme). NO TOUCH lazerde ağrı klasik prk türlerinden daha fazla olmaktadır.

Transepitelyal prk, trans-PRK veya No Touch lazer olarak adlandırılan yöntem yeni bir yöntem olmayıp yaklaşık 35 yıldır uygulanan bir PRK lazer tekniğidir. 2009 yılında yapılan bir modifikasyonla iki aşamalı teknik tek aşamaya düşürülerek tedavi süresi kısaltılmıştır. Klasik PRK veya LASEK yöntemine herhangi bir üstünlüğü yoktur. Aksine epiteli kalınlık farklarından doğan refraktif hata oranı daha yüksektir. Uygulanan yüksek enerji nedeni ile haze riski artmaktadır.

Randevu Al
Yol Tarifi